|
SHP Kapanıyor Yeni Sol Parti geliyor |
|
SHP Kapanıyor Yeni Sol Parti geliyor SHP 3. Olağanüstü Kurultayı'ndan önceki son Parti Meclisi (PM) bugün toplanıyor.
Genel Başkan Hüseyin Ergün'ün, PM toplantısında SHP öncülüğünde kurulacak olan sol parti hakkında açıklamalar yapması bekleniyor. Yeni sol partinin kuruluşu ise SHP'nin 13 Mart'ta yapılacak olan 3. Olağanüstü Kurultayı'nda ilan edilecek. SHP Genel Merkezi"nde saat 11.00"de yapılacak PM toplantısının ana gündem maddesini "Çağdaş Solda Büyük Buluşma" oluşturacak.
|
|
|
Öymen, Dersim sessizliğini bozdu |
|
Öymen, Dersim sessizliğini VATAN'a bozdu ‘Tunceli’den destek telefonları aldım, gitmeyi düşünüyorum’
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, “Dersim’de bazı masum vatandaşlarımızın hayatını kaybetmesi hepimiz için derin üzüntü kaynağı olmuştur. O konuşmada kast ettiğim bunlar değildi. Demek istediğim, ayaklanma olduğunda Atatürk şehit vermeyi göze alarak bu yolu seçmiştir, Atatürk döneminde Silopi’deki gibi bir olay yaşanmamıştır” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Dersim olaylarına ilişkin sessizliğini VATAN’a bozdu. Öymen, diplomasiden iç politikaya sorularımızı şöyle yanıtladı:
|
|
|
Tüzmen ve Çelik Almanya'da Alevi açılımına destek aradılar |
|
Tüzmen ve Çelik Almanya'da Alevi açılımına destek aradılar Başbakan Yardımcısı Kürşat Tüzmen ile Yurt Dışındaki Türklerden Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik dün Köln'de sivil toplum örgütü temsilcileri ve vatandaşlarla bir araya geldi. Martta yasalaşacak olan Yurtdışı Türkleri Başkanlığı'nın tanıtıldığı toplantılara hükümetin Alevi açılımı damgasını vurdu.
TEMASLARDA bulunmak üzere Avrupa Türk Demokratlar Birliği'nin (UETD) davetlisi olarak cumartesi günü Almanya'ya gelen Kürşat Tüzmen ile Yurt Dışındaki Türklerden Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'de hükümetin sürdürdüğü Alevi açılımına Almanya'dan da destek arayışında bulundular.
|
|
|
Bakan Çelik Almanya'da
Devlet Bakanı Çelik, Almanya'da Avrupa Türk Caferiler Birliğinden sonra Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu'nu (AABK) ve İslam Toplumu Milli Görüş'ü (IGMG) ziyaret etti. AABK'da Genel Başkanı Turgut Öker'in konuşmasını dinleyen, daha sonra da bir konuşma yapan Çelik, "Türkiye uzun süredir çatışmacı ortamdan geliyor. Bu çatışmaların nasıl yaşandığını hepimiz biliyoruz. Çok acı olaylar yaşandı. Yalnız siyasi anlamda, Güney Doğu meselesi ile ve inanç boyutuyla sıkıntılar yaşanmadı. Türkiye'de sıkıntıların yaşandığını, Sivas olayları, Çorum olayları, Maraş olaylarının milletimizin tarihinde bir leke olarak yer aldığını hepimiz biliyoruz" dedi.
|
|
|
"Aleviler de sünniler de birbirlerini iktidar sanıyor" |
|
Çalıştaylarda bozulamayan ezber: Aleviler de sünniler de birbirlerini iktidar sanıyor
Röportaj: Nuriye Akman / Zaman Yedinci ve sonuncu Alevi çalıştayından sonra kaleme alınan ön rapor, kamuoyunda her yönüyle tartışılıyor. Hükümet için bir yol haritası niteliğindeki nihai raporun iki ay içinde yazılması bekleniyor. Çalıştayların koordinatörü Necdet Subaşı, nihai raporun sadece hükümete değil, Alevi-Sünni her bireye ödevler yükleyeceğini düşünüyor. Gerçekten bu istismara ve provakasyona çok açık olan sorunun çözümü için, Türkiye'de büyük ölçekli çatışmaların Alevilik üzerinden planlandığını hiç unutmamadan her vatandaşın katkı sunması gerekiyor. -Aleviler, kendileri üzerinden yapılan toplum mühendisliği çalışmalarının farkındalar mı? Yani cumhuriyete katıksız bağlılık, hiç sorgulamama, Kemalizm üzerinden oynanan oyunları görebiliyorlar mı?
|
|
|
Aleviler 'ibadet yeri' dedi, inandıramadı |
|
Aleviler 'ibadet yeri' dedi, inandıramadı
Tunceli'de, Alevilerin kutsal saydığı 'Gola Çetu'nun Uzunçayır Barajı'yla birlikte sular altında kalması ihtimali üzerine İHD Temsilcisi Barış Yıldırım, 'ibadet yerine zarar verildiği' iddiasıyla şikâyette bulundu. Savcılık, iki suyun birleştiği yer olan ‘Gola Çetu‘nun ibadet yeri olup olmadığını belirlemek için bölgeye polis ekibi gönderdi. Tutanak tutan polis, “Kurban kesiliyor, dilek dilenip mum yakılıyor ancak bir yapı bulunmuyor” deyince, savcılık bölgede ibadet eden Alevileri değil incelemeye giden polisi haklı buldu. Savcılığın gerekçesi şöyle: “Söz konusu yerin birkaç ağaç ve kayalıkla bir miktar düzlükten ibaret açık alan olduğu, insan eliyle yapılmış ve ibadete tahsis edilmiş bir ibadethane olmadığı...”
|
|
|
Gözleri Açık Gideceklere
Hasan Harmancı (...)Yabancılaştıkça, kendi geçmişine saldırmaya başlamak bu nedenledir. Bu nedenle hayatının sonuna kadar hep korkarak, güvensiz, imrenerek yaşamak zorundadır. Bu nedenle İslam’ın muteber gördüğü ölçü de Alevidir. “Gözleri açıkta” gitmemesi için daha çok imamlaşmak ve camiye gitmek, cemevini camiye dönüştürmek zorundadır... “Alevi-Sünni kardeşliğini görmezsem gözüm açık giderim.” diye yola çıkanların hatırını ve gönül yolculuğunu bilmek ve görmek çok önemli. Onlar her şeyi kardeşlik olarak görüyorlar. Gerçekten kardeşlik nedir? Mehmet Yaman Dede’nin “kardeşlik” düşleri önemli, bu düşünü paylaşmamak mümkün değil. Sorun bu düşünün peşinden nasıl ve kimin yoluyla gittiği.
|
|
|
Güvenlik kuvvetlerinin TEKEL dayanışmasına karşı tahammülsüzlüğü... |
|
Güvenlik kuvvetlerinin TEKEL dayanışmasına karşı tahammülsüzlüğü...
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI Polisler PSAKD üyelerine saldırdı.. TEKEL işçilerine destek için İstanbul'dan Ankara'ya giden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yönetici ve Üyelerine dönüş yolunda Gebze Emniyetine bağlı güvenlik güçleri azgınca saldırdılar ve içlerinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği MYK Üyesi Feti Bölükgiray ve Kadıköy Şubesi Yönetim Kurulu üyeleri ve Pir Sultan dostlarının olduğu çok sayıda kişi saldırı sonucu yaralanıp, gözaltına alındılar. Güvenlik kuvvetlerinin TEKEL dayanışmasına karşı tahammülsüzlüğü, dün akşam saatlerinde (21.02.2010) Gebze Emniyet Amirliğinde görevli çevik kuvvet polisleri Ankara'da 69 gündür direnişte olan TEKEL işçilerine destek için İstanbul'dan Ankara'ya giden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yönetici ve Üyelerine dönüş yolunda azgınca saldırmaları ile devam etmektedir.
|
|
|
Bu Aleviliğin Asimilasyon Raporudur |
|
Bu Aleviliğin Asimilasyon Raporudur
Erdal YILDIRIM* Nihayet AKP’nin aylar süren pembe Brezilya dizilerini andıran Alevi Çalıştayları sona erdi. Ve aynen o dizilerde olduğu gibi sonu tam da AKP’ye ve ona inananlara, ondan medet umanlara ve bu ya medetçi anlayıştaki birkaç kişinin gelecekte elde edebilecekleri küçük rantlara, asla Anadolu Aleviliği ile bağdaşmayan, ilgisi olmayan ‘Alevi islamcı’ beyinlerine uygun arabesk ve objektiflikten uzak, insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan ve de AKP’nin kendi Aleviliğini yaratacak değerlendirmelerle dolu, basmakalıp bir raporun hükümete verilmesiyle sonra erdi.. Anadolu coğrafyasında yıllar yılı görünmezden gelinen, inkar edilen, asimile edilmeye çalışılan, katliamlarla yok sayılan Aleviliğin ve Alevilerin sorunlarının AKP gibi gerici, faşist ve takiyyeci bir parti ve onun yetkililerince çözümlenmeyeceği çok önceden belliydi zaten.
|
|
|
Bakan Çelik, AABK'yı ziyaret edecek... |
|
Bakan Çelik, AABK'yı ziyaret edecek...
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Merkezini ziyaret edecek. 22 Şubat Pazartesi günü gerçekleşecek görüşmede, 8 yıllık AKP Hükümeti boyunca ilk defa bir devlet bakanı AABK Genel Merkez binasını ziyaret etmiş olacak… Gerçekleşecek olan ziyarette, AABK Genel Başkanı Turgut Öker’in yanı sıra Avrupa’daki diğer ülke federasyonlarının genel başkanlarının da ‘ev sahibi’ sıfatıyla görüşmede bulunması bekleniyor. 22 Şubat Pazartesi sabahı Almanya saati ile 10:00’da başlaması planlanan ziyaretin yaklaşık bir saat süreceği tahmin ediliyor. Uzun yıllar Almanya ve Avrupa çapında çeşitli bakanları ağırlayan AABK Genel Merkez binası, 8 yıl sonra ilk defa devlet bakanı statüsünde ziyaret edilmiş olacak. Alevi açılımı ile ilgili açıklanan ön raporun yanı sıra Avrupa’daki Alevi örgütlerinin istem ve talepleri görüşmedeki ana gündem maddeleri olacak. Basına kapalı gerçekleşecek görüşmenin ardından Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu bir basın açıklaması yapacak.
|
|
|
Madımak'a Yandaş Alevi Formülü |
|
Madımak'a Yandaş Alevi Formülü
Tüm Alevi örgütlerinin ortak taleplerinden birisi olan Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi olması talebini sulandırma gayretleri devam ediyor. Önceki yıllarda “Çiçekçi olsun, kitapçı olsun, hediyelik eşya mağazası olsun” formüllerini gündeme getiren AKP’nin, dört elle sarıldığı son formül “Otel yıkılsın park yapılsın” oldu. Bu formülü hayata geçirmek isteyen AKP’nin imdadına ise CEM Vakfı yetişti. 7. Alevi Çalıştayı’ndan sonra “Madımak konusunda kararı Sivaslılar verecek”, “Sivaslılar ne derse o olacak” söylemini geliştiren AKP Hükümetinin Sivaslılardan kimi kastettiği ise netleşmeye başlıyor. “Madımak Oteli yıkılsın park yapılsın” formülünün “Alevi Ayağı” Cem Vakfı ile doldurulacak. “Otel yıkılsın park yapılsın” formülünü hayata geçirmek için çalışmaları hızlandıran AKP hükümeti bu hafta ilk adımı atıyor. “Alevi Açılımı”ndan sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik, 24 Şubat Çarşamba günü Sivas’a gidecek. Sivas’ta çeşitli temaslarda bulunacak olan Devlet Bakanı Faruk Çelik’in, Sivas Valisi, Sivas Belediye Başkanı, Sivas’ta bulunan çeşitli Sivil Toplum Örgütlerinin başkanları ve Sivas CEM Vakfı yöneticilerini de yanına alarak Madımak Oteli’ni ziyaret edeceği öğrenildi. Bu “birlik ve beraberlik!” görüntüsü içinde Madımak formülü kamuoyuna ilan edilecek. Yanına Sözde Alevi temsilcilerini de alan hükümet böylece plana meşruluk(!) kazandırmış olacak. Böylece kamuoyuna “Bakın Alevi-Sünni birlik olduk, bu sorunu çözdük” mesajı verilecek.
|
|
|
Cemevinde seçmeli din dersi |
|
Cemevinde seçmeli din dersi Alevi Çalıştayı'ndan ilginç kararların çıktığı, mevcut Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin tüm din ve mezhepleri içerecek şekilde değiştirilirken, uygulamalı din eğitiminin ise isteğe bırakıldığı, Sünnilere 'camide eğitim', Alevilere 'cemevinde eğitim' seçeneğinin üretildiği öğrenildi. Eski CHP Milletvekili ve Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu eski Genel Başkanı Ali Rıza Gülçiçek, 'Ben bunun da laiklik karşıtı tartışma ve kaygıları alevlendireceğini düşünüyorum' dedi.
UYGULAMALI DERS Alevi Çalıştayı, cami ve cemevinde dini eğitim seçeneğini gündeme getirdi. Çalıştay'da oluşturulan ortak kanaat, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersine devam edilirken, içeriğinin değiştirilerek Alevilik ve diğer inanç grupları dahil tüm din tarihi ve kültürünü kapsaması yönünde oluştu. Buna karşın, Sünni ve Alevilik inançlarının kapsamlı olarak öğretileceği dersin, isteğe bağlı hale getirilmesi görüşü öne çıktı. Bunun da okulun yanı sıra uygulamalı olarak cemevleri ve camilerde de verilebileceği görüşü benimsendi. Bu konuda çalışma grubu oluşturulması kararlaştırıldı.
|
|
|
Alevi Tezgahtarlara Zabıta Baskısı İddiası |
|
Alevi Tezgahtarlara Zabıta Baskısı İddiası
İstanbul Sarıyer'de tezgâh açan iki kişi Alevi oldukları için zabıtalarca rahatsız edildiklerini iddia etti. Sarıyer Demokrasi Caddesi'nde parfümeri ve kitap tezgâhı açan Celal Şen ve Haydar Yıldız, Alevi oldukları için sık sık zabıtalar tarafından tezgâhlarının kaldırılması için rahatsız edildiklerini savundu. Şen ve Yıldız, aynı yerde biri ayakkabı, diğeri ise korsan sigara satan iki tezgâhtarın daha bulunduğunu belirterek, zabıtaların bu tezgâhtarlar hakkında AKP’li oldukları için hiçbir işlem yapmadıklarını öne sürdü. Zabıtaların önceki gün gelerek kendilerini tehdit ettiğini iddia eden Şen ve Yıldız, “Tezgâhları kaldırmamızı istediler. Biz de itiraz ettik. Bunun üzerine zabıtalar çevik kuvveti çağırdı ve tezgâhları güç kullanılarak kaldırdı. Ancak yeniden tezgâh açtık bu kez de aynı muameleyle karşılaştık. Etrafta bizim gibi tezgâh açan bir sürü insan var. Onlara hiçbir şey yapılmıyor. Sırf Alevi olduğumuz için bütün bunlar başımıza geliyor” diye konuştu.
|
|
|
Avrupa Alevilerinden tarihsel bir adım daha : "Üniversitede Alevi Kürsüsü" |
|
Avrupa Alevilerinden tarihsel bir adım daha: "Üniversitede Alevi Kürsüsü"
Avrupa Alevilerinin "Alevi Televizyonu" ve "Okullarda Alevilik Dersleri" gibi tarihsel adımlarına ve kazanımlarına bir yenisi daha ekleniyor : "Üniversitede Alevi Kürsüsü" Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu'nun (AABF) Köln Üniversitesi'ne yaptığı "Üniversitede Alevi Kürsüsü" açılması yönündeki talebi Üniversite tarafından gündeme alındı. Okullarda Alevilik Dersleri okutulması kazanımında imzası bulunan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Eğitim Sorumlusu İsmail KAPLAN'ın Federasyon adına 2009 yılının Aralık ayında Köln Üniversitesi'ne yaptığı başvuru üniversite yönetimi tarafından gündeme alındı. Başvuruyu Şubat ayı başında değerlendirmeye alan Köln Üniversitesi Teoloji Enstitüsü, Üniversite bünyesinde bir Alevi Kürsüsü açılmasında yeşil ışık yaktı. Ayrıntıları önümüzdeki günlerde netleşecek gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.
|
|
|
Özgürlükçü, Demokratik, Sol Yapılanmaya Gereksinim Var |
|
ALEVİLER VE PARTİ TARTIŞMALARI - 4
Fevzi GÜMÜŞ Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Özgürlükçü, Demokratik, Sol Yapılanmaya Gereksinim Var » ABF’nin, şube ve taban açısından en büyük Alevi kurumlarından birisisiniz. Siz Alevi kurumlarının parti kurma girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Demokratik Alevi örgütlenmesinin Alevi toplumun inançsal sosyal, kültürel ve siyasi dünyasına tekabül eden bir faaliyet yürütmesi gerektiğine inanıyorum. Alevi örgütleri elbette, Alevilerin demokratik istemleri, eşit yurttaşlık hakkı temelinde, yaşadıkları sorunların çözümüne yönelik çalışmalar yapması, gerekli ve elzemdir. Ve asıl işleri de budur... Yine Alevi toplumun inançsal olarak karşılaştığı sorunların çözümü konusunda da Alevi toplumunu örgütlemek ve inançsal hizmetlerin alt yapısını oluşturmakta asıl görevleridir.
|
|
|
Ahmet İnsel 'Yeni Sol'u anlatıyor |
|
Ahmet İnsel 'Yeni Sol'u anlatıyor: Türkiye'de sosyalistlerin klasik iddialarının çoğu zaten milliyetçilere özgündür”
Yeni Sol Parti girişimi Merkezi Temas Heyeti üyesi ve Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet İnsel'le konuşmamıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bugünkü konularımız tabiri caizse solun 'uhrevi' meseleleriyle daha fazla ilgili. Sovyetlerin çöküşünden sonra sosyalistlerden sosyal demokratlara 'doğru' bilinen birçok kavram daha fazla tartışmalı hale geldi, 60'larda Avrupa'da ortaya çıkan 'özgürlükçü sol' akımın eleştirileri ve önerileri ise kendine daha fazla yer bulmaya başladı. İnsel, Yeni Sol'un emek-sermaye çatışmasına, özelleştirmeye, devrime, demokrasiye, din ve laikliğe, emperyalizme nasıl baktığını anlatıyor.
|
|
|
Kimlik kartlarındaki din hanesi neden kaldırılmalı? |
|
Kimlik kartlarındaki din hanesi neden kaldırılmalı?
Anna Maria BEYLUNİOĞLU / Radikal Kimlik kartları, esasında devletin vatandaşını tanıması için gerekli bilgileri içeren bir belgedir. Geçmişte ırk, cinsiyet, din gibi katagoriler barındıran bu belgeler, bu katagorilerin ayrımcılığa yol açtığı gerekçesiyle zaman içinde birçok ülkede kaldırıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) geçtiğimiz günlerde (2 Şubat 2010) Türkiye’de kimlik kartlarında bulunan din hanesi ile ilgili önemli bir karar aldı. Bir Alevi vatandaşımızın din hanesine “İslam” yerine “Alevi” yazmak isteği ile mahkemeye başvurması ve bu konudaki iç hukuk prosedürleri tüketildikten sonra AİHM’de açılan davanın sonucunda Mahkeme Türkiye’nin kimlik kartlarında bulunan din hanesinin kaldırılması gereğine hükmetti.
|
|
|
Kimliklerdeki din hanesi ve azınlıklar |
|
Kimliklerdeki din hanesi ve azınlıklar
Murat Necip ARMAN / Radikal Anayasamızın 24. Maddesinin ikinci paragrafına göre de vatandaşları dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Oysa ki, nüfus cüzdanlarında din hanesinin bulunması bizi inancımızı açıklamaya zorlamaktır. AİHM Sinan Işık isimli vatandaşın, 2004 yılında nüfus cüzdanının din hanesine "İslam" yerine "Alevi" yazdırmak istemesi üzerine açılan davayı geçen hafta karara bağladı. Sinan Işık’ın İzmir Mahkemesi’ne açtığı davada mahkeme Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan görüş almış, Başkanlık, Aleviliğin başlı başına bir din olmadığı yönünde bir görüş bildirmişti. Bunun görüş doğrultusunda davasının reddedilmesi üzerine AİHM’e dava açan Işık’ın talebi mahkeme tarafından haklı bulundu. Kararda din ya da inancı ifşa etme özgürlüğünün olumsuz bir yönü olduğunu, kişinin din ve inancını açıklamak zorunda olmadığını belirtildi.
|
|
|
İç düşman, laiklik ve Alevilik tanımları |
|
İç düşman, laiklik ve Alevilik tanımları İshak TORUN / Radikal
Alevilerle Sünniler arasındaki ahenkli ilişki her iki tarafın birbirlerini tanıma fırsatıyla, bu fırsat üzere yapılan öteki tanımının karşılıklı uyuşmasıyla orantılıdır. Son günlerin yaygın kamusal tartışmaları “tanım” sözcüğüne büyük popülerlik kazandırdı. Bu tartışmalar laikliğin, Aleviliğin ve iç tehdit(düşman)in nasıl tanımlanacağıyla ilgili konulardan oluşuyor. Tanımlamaya yüklenen olumsuz anlam, sözcüğün bizzat kendisini sorunsallaştırıyor. Eşitlik ve özgürlüğün kurumlaştığı toplumlarda, birilerinin diğerlerini tanımlamasına ihtiyaç duyulmaz. Aksi durum etik bir sorun olarak görülür: “Laik değilsin?” “İç düşmansın!” “Başörtüsünü toplum baskısıyla takıyorsun!” “Alevilik din, Cem ibadet, Cemevi de ibadethane değil!”
|
|
|
"Balon patladı" "Maske düştü"...! |
|
"Balon patladı" "Maske düştü"...!
Ali Ekber Pektaş / Alevi.com Büyük! "alevi çalıştayı", AKP hükümetinin büyük şaşaa’larla başlattığı, "alevi açılımı"’ sessiz sedasız, "rafa kaldırılmak" isteniyor. Türkiye gibi ülkelerin, "kaderimi" bilemem ama Türkiye Cumhuriyeti yönetimini "gasp" eden tüm yöneticiler alabildiğince yalan ve şaşaa’larla ayakta durma çabası içine girmektedirler. Bu geleneği AKP ve Tayyip Erdoğan hükümeti bozmadı. Hatta daha çok yalanlar ve şaşaa, AKP hükümetinin temel politikası halini aldı. Ben bu makalemde bir tek konuyu, karınca kararınca irdelemek istiyorum. Bu konu, "alevi çalıştayı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve devleti önemli derecede kuşatmış, "gasp" etmiş olan, AKP hükümetinin, Alevi’lere bakış açıları nelerdir. Yalnız bir gerçeğin altını çizerek, konuyu irdelemek istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve mevcut yöneticilerinin zihniyetinin kökleri çoooook eskilere dayanmaktadır. Sadece hafızalarınızı kısaca bir yoklayın, Yavuz Sultan Selim'i ve yapmış olduğu mezalimlikleri. Yoklayın hafızalarınızı, Hızır Paşaları. Dersim'de "özel yetkili" valileri. Malatya’da sadece alevi olduğu için cinsel organı kesilerek katledilen öğretmeni. Maraş’ta anne karnındaki cenin’leri parçalanarak duvarda iz bırakmasını. Çorum’u, Sivas’ta yakılan 35 can’ı, Gazi mahallesinde, "suçu" sadece kıraathane’de oturmak olan Halil dedeyi. Ve arkasından Gazi ve Ümraniye’de düzenlenen katliamı. Aslında yazılacak daha çok vakalar var ama bu kadarı yeterlidir kanaatimce.
|
|
|
Hacı Bektaş Postnişi Veliyettin Ulusoy ilk kez Avusturya'daydı! |
|
Hacı Bektaş Postnişi Veliyettin Ulusoy ilk kez Avusturya'daydı!
AABF, 13-14 Şubat 2010 günleri Viyana ve St. Pölten’de birer Birlik Cemi düzenledi. Cemler, Hacı Bektaş Postnişi Veliyettin Ulusoy’un huzurunda, Dertli Divani’nin yönetiminde ve Celal Abbas ile Murtaza Salper’in zakirlikleri eşliğinde gerçekleştirildi. Viyana’da Mozaik Salonu’nda yapılan ve yaklaşık 700 kişinin katılımı sağladı. VİYANA- Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), 13 Şubat ve 14 Şubat 2010 günleri Viyana ve St. Pölten’de birer Birlik Cemi düzenledi. Cemler, Hacı Bektaş Postnişi Veliyettin Ulusoy’un huzurunda, Dertli Divani’nin yönetiminde ve Celal Abbas ile Murtaza Salper’in zakirlikleri eşliğinde gerçekleştirildi. Viyana’da Mozaik Salonu’nda yapılan ve yaklaşık 700 kişinin katılımı ile gerçekleşen cemden önce AABF Genel Başkanı Mehmet Ali Çankaya ve Merkez İnanç Kurumu Başkanı Kazım Akbaba da, birer konuşma yaptılar. Birlik cemine, Viyana AKB Yönetim Kurulu’ndan sadece bir kişi katıldı.
|
|
|
TÜSİAD: Devlet, Kürt ve Alevi vatandaşlarıyla barışsın! |
|
TÜSİAD: Devlet, Kürt ve Alevi vatandaşlarıyla barışsın!
TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, devletin Kürt vatandaşı, alevi vatandaşı ve aydınlarıyla barışmak zorunda olduğunu söyledi TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, devletin Kürt vatandaşı, alevi vatandaşı ve aydınları ile barışmak zorunda olduğunu söyledi. TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte 2010-2011 Faaliyet Programı'nın açıklanması için düzenlenen basın toplantısında konuşan Boyner, özellikle AB bölgesinin düzelmesi ile tedrici büyüme sürecine girildiğini, ancak bu büyümeyi yüksek ve uzun vadeli tutabilmek gerektiğinin altını çizdi. Bu tablodan hareketle oluşturulan iyimser senaryoda Türkiye'nin 2010 yılında yüzde 5.9 büyüyebildiğini söyleyen Boyner, ancak bu büyüme rakamının yaşadığımız istihdam sorunu içinde yeterli bir büyüme hızı olmadığını vurguladı.
|
|
|
Hangi siyasetçi Alevilerin korkusundan salona giremedi? |
|
Hangi siyasetçi Alevilerin korkusundan salona giremedi?
Sevilay YÜKSELİR / Sabah Sanırım bugüne kadar izlediğim 10'uncu kongre filandı, geçen pazar gerçekleşen CHP İstanbul İl Kongresi. Son derece tatsız ve sönük geçen bu kongreyle ilgili tuttuğum çok not var elimde ama alan darlığından bugün buna imkânım olmadığı için ben sadece sizlere bir tanesinden bahsedebileceğim... Belki yazıldı, belki yazılmadı bilmiyorum ama bence kongrenin en mühim ayrıntısı Onur Öymen'in kongre salonuna giremeyişiydi. Peki, hem Milletvekili, hem MYK üyesi, hem de Genel Başkan Yardımcısı olan Öymen neden CHP için son derece önemli olan bu kongrede yer alamamıştı?
|
|
|
Seçimde oylar eşit çıkınca... |
|
Seçimde oylar eşit çıkınca...
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Zara Şubesinin Olağan Genel Kurulunda, başkan adaylarına sandıktan eşit oy çıkınca, adaylardan biri jest yaparak rakibinin lehine adaylıktan çekildi. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Zara Şubesinin 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı, vakıf binasında dün akşam gerçekleştirildi. Genel kurulda, divan seçimi ve faaliyet raporunun okunmasının ardından, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ile başkan adayları Sinan Aktaş ve Metin Erkan konuşma yaptı. Genel başkan Ercan Geçmez, konuşmasında vakıf çalışmaları hakkında bilgi verdi. Birlik-beraberlik mesajları veren Geçmez, "Şunu herkes bilmelidir ki biz Alevi-Bektaşi’yiz, başka hiçbir şey değiliz. Hiç kimse bizi tarife kalkışmasın" dedi.
|
|
|
"Alevî açılımı"nın akıbeti |
|
"Alevî açılımı"nın akıbeti (1)
(...) Sahi cemevi “ibâdethâne” ise, İslâmda ibâdethanede resmin, çalgının ne işi var?... Cevher İLHAN / Yeni Asya Sonradan ismi “demokratik açılım” ya da “millî birlik projesi” olarak değiştirilse de demokratikleşmeye “Kürt açılımı”yla başlanıp özgürlüklerin etnik kimlik üzerinde temini teşebbüsü açmaza girdi. Öylesine ki hükûmet artık, “açılım” için değil, sokaklara taşan ve son birkaç gün içinde sokak anarşiyle dört can alan ve en son Bulanık’taki olaylarla kana bulanan taşkınlıkları önlemek için “güvenlik zirvesi” topluyor. Her ne kadar kamuoyuna karşı “açılıma devam” mesajı verilse de, işin arka plânında hükûmetin saplanılan anafordan çıkmaya çalıştığı kulislerde konuşulmakta.
|
|
|
Alibeyköy'de Deyişler ve Nefesler Topluluğu Konseri |
|
|
Alevi federasyon ve derneklerini parti kuralım diye kurmadık |
|
ALEVİLER VE PARTİ TARTIŞMALARI - 3
TEKİN ÖZDİL Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Alevi federasyon ve derneklerini parti kuralım diye kurmadık » Sayın Özdil, siz bir basın açıklaması ile ABF’nin yürüttüğü siyasi parti projesine itiraz ettiniz. İtirazınız neydi bu konuya? Alevilerin siyaset yapması, diğer bütün kesimlerin siyaset yapması kadar doğal haklarıdır. İnsan hakları çerçevesinde herkesin hakkıdır. Biz Alevi örgütlenmeleri, siyasete karşı bir tavır geliştirmiyoruz. Sonuç itibari ile, bizlerin verdiği mücadele yine siyaset kurumu içerisinde değerlendirilir. Bu anlamıyla biz örgütlenmelerde siyaset yapıyoruz aslında, ama bizim yaptığımız siyaset Alevi örgütlenmelerinin siyasetidir. Alevi örgütleri, kuruluş amaçları özneleri, Alevilerin sorunlarını kültürleri ile ilgili sorunlarını, inançları ile ilgili sorunlarını veya var olan şekli muhafaza etmek geleceğe taşımak geliştirmekle ilgili, kendi sorunları ile birlikte benzeri sorunları paylaşan, ülkemizdeki ve dünyadaki, diğer kesimlerinde sorunları ile ilgilenen duyarlılık gösteren bir mücadele çizgisidir. Ama kuruluş amacımız Alevilikle ilgilidir, biz Alevi örgütleriyiz.
|
|
|
Alevilerin bin yıllık sorunlarını sadece bir siyasi parti çözemez |
|
ALEVİLER VE PARTİ TARTIŞMALARI - 3
TURGUT ÖKER Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Alevilerin bin yıllık sorunlarını sadece bir siyasi parti çözemez » Sayın Öker, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı olarak, Türkiye’de Alevi örgütlerinin parti kurma girişimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Parti girişimi ile Alevi toplumun siyasette temsil edilmesini birbirinden ayırt etmek gerekiyor. Alevilerin siyasette temsil edilmesi ve Alevilere yönelik ayrımcılık yaklaşık 10 yıldır, Avrupa alevi hareketinin, hem Türkiye’de hem de Avrupa’da gündeminde olmuştur. Siyasi partilerin özellikle de Alevilerin oy verdiği siyasi partilerin, Alevi sorununa eğilmeyişi, sorunlarını Meclis’e taşımamaları, siyasi olarak Alevilerin sorunlarının çözümüne yönelik herhangi bir adım atmamaları, Alevilerin on yıllık sürecinde eleştirilen bir durumdu.
|
|
|
"Dersim'in Kayıp Kızları" Bulundu... |
|
"Dersim'in Kayıp Kızları" Bulundu... İSTANBUL - Yönetmen Nezahat Gündoğan’ın, Adıyaman, Dersim, Bursa ve İstanbul’da çektiği “İki Tutam Saç- Dersim’in Kayıp Kızları” adlı belgesel filmin galası 2. Mart’ta İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonun’da yapılacak.
1937-38 Dersim katliamı ile birlikte ailelerinden alınarak rütbeli askerlere, subayla verilen kızlar, yıllar sonra bir belgesel film aracılığıyla aileleriyle buluştu. Nezahat ve Kazım Gündoğan’ın üç yıl boyunca yürüttüğü çalışmalar sonucunda bugün 80’li yaşlarını süren Huriye ve Fatma Hanımlar’ın askerler tarafından alınışları, travmaları, suskunlukları ve ailelerine kavuşma sürecini anlatan belgeselde, halen köklerini arayan başka kızlar ve kızlarını arayan başka ailelerin duyguları da perdeye yansıyor. Filmde evlatlık verilen kızlarla yapılan röportajların yanı sıra, şimdiye kadar gün yüzüne çıkmayan pek çok gerçek, belge ve fotoğraf da yer alıyor. Müziklerini Mikail Aslan’ın yaptığı, metinlerini Sema Kaygusuz’un yazdığı belgeselde seslendirmeyi oyuncu Jülide Kural yaparken, Şevval Sam da kendi bestesiyle yer alıyor.
|
|
|
Ahmet İnsel anlatıyor; nedir bu Yeni Sol? |
|
Ahmet İnsel anlatıyor; nedir bu Yeni Sol?
Çok zaman sonra tarih kitaplarında Türkiye tarihinin bugününden söz edilirken herhalde en çok kullanılan kavram 'değişim' olacaktır. Türkiye'nin cumhuriyetin kuruluşuyla oluşan paradigmaya dair en ciddi tartışmalardan bazıları günümüzde yaşanıyor; AB süreci ve Ergenekon davasından sonra olmaz denilen şeyler oluveriyor. Ama ne ilginçtir ki modernizmin diğer temel fikri akımlarından farkı 'değişim'in hızlandırılması üzerine kurulu solun bu süreçte sesi çıkmıyor. Çıkıyorsa da daha çok 'statükocu' olarak anılıyor. Yeni bir Anayasa tartışmasında Türkiye'nin geleceği neredeyse sadece milliyetçiler ve liberal-muhafazakarların konumlandığı yerler etrafında çiziliyor. İşte bu ahval içinde kendisini milliyetçiliğin her türlü türeviyle yüzleşmek ve alt etmek misyonuyla tanımlayan yeni bir sol partinin kuruluşu için düğmeye basıldı. ÖDP eski Genel Başkanı, İstanbul milletvekili Ufuk Uras'ın, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız'ın kamuoyuna duyurusunu yaptığı, SHP'nin de destek verdiği bilinen 'Yeni Sol'un program tartışmaları devam ediyor. Biz de merak ettik ve 'Yeni Sol'u Yeni Sol Parti girişimi Merkezi Temas Heyeti üyesi ve Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet İnsel'le konuştuk.
|
|
|
Başsavcının elindeki son dosya Fethullah Gülen |
|
Başsavcının elindeki son dosya Fethullah Gülen
Adını JİTEM'e ilk kez soruşturma açarak duyurdu, 'Cüppeli Ahmet Hoca'nın da aralarında bulunduğu 69 kişiye yapacağı operasyon Erzurum özel yetkili savcısına takıldı. Elindeki son dosya Fethullah Gülen'le ilgiliydi. İSTANBUL - Gözaltına alınan Başsavcı İlhan Cihaner'in portresinde dikkat çeken ilk faaliyeti, 1999 yılında Şırnak'ın İdil ilçesinde görevliyken JİTEM'e soruşturma açması oldu. Başsavcı olarak görev yaptığı Erzincan'da ise İsmailağa cemaatine yönelik operasyona başlayarak adını duyurdu. İşte Başsavcı Cihaner'in dosyasından başlıklar...
|
|
|
Cemaati araştıranların hepsi hapiste buluştu |
|
Cemaati araştıranların hepsi hapiste buluştu
Binbaşı Tapan ve Savcı Cihaner. JİTEM'i Türkiye'ye duyuran savcı Ergenekon'dan cezaevinde İSTANBUL - Tutuklanan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in ismi 1999’da İdil Savcısı iken duyuldu. 1989 yılında öldürülen üç kişiyle ilgili soruşturmayı itirafçı İbrahim Babat’ın anlatımları doğrultusunda raftan indirip ilk JİTEM iddianamesini hazırlamıştı. Cihaner sayesinde, Ergenekon sanığı olan JİTEM kurucusu emekli Albay Arif Doğan’ın ifadesi alınabilmişti. Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in adı HSYK ile hükümetin karşı karşıya geldiği, 2009 Temmuz ayındaki kararname krizinde de gündeme gelmişti. Adalet Bakanlığı’nın Başsavcı Cihaner’in görev yerinin değiştirilmesi istemi kurul tarafından yerinde görülmemiş ve Cihaner Erzincan Başsavcılığı’nda kalmıştı.
|
|
|
T24: "Baskın cemaate önceden haber verildi" |
|
T24: "Baskın cemaate önceden haber verildi"
Tutuklanan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in yürüttüğü İsmailağa cemaati soruşturmasıyla ilgili baskınların cemaate önceden haber verildiği belirtiliyor. T24.com.tr internet sitesi, cemaat soruşturması kapsamında yaklaşık iki yıldır mahkeme kararıyla dinlenen telefon konuşmalarının dökümlerini yayınlıyor. Site, yayınlayacağı dosyalarda İsmailağa cemaatine ilişkin soruşturmayla ilgilenenlerin milletvekillerinden bürokratlara, medya patronlarından bakanlara ve cemaate yakın askerlere kadar uzanan zengin bir listenin olduğunu belirtiyor. Telefon dökümlerinde, cemaat kuruluşlarına düzenlenecek baskınların “Badanacılar gelecek” şifresiyle önceden haber verildiği, cemaatin çocuklara dini eğitim için nasıl faaliyet gösterdiği, nasıl örgütlendiği ve nasıl yardım topladığı da yer alıyor.
|
|
|
Alevilerin daha cesur olması lazım |
|
ALEVİLER VE PARTİ TARTIŞMALARI - 2
NECDET SARAÇ / “NASIL BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ” ÇALIŞMA GRUBU YÜRÜTÜCÜSÜ: Alevilerin daha cesur olması lazım » Sayın Saraç aslında Alevilerin ve parti tartışmalarında, başlangıç noktası “ Nasıl bir Türkiye istiyoruz” platformundaki siyasal çalışmalar… Önce şuradan almak istiyorum siz bu tartışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Birincisi, Alevilik sorunu siyasal bir sorun olduğu için, Aleviler kesin siyasetin göbeğinde olmaları gerekir. Merkezinde olmalılar. Sıkıntı şudur, tarih boyunca hep itilip kakıldığımız için, karar mekanizmalarında hiç yer almadığımız için, karar mekanizmalarına yönelik oluşumlarda görünmek bile, sıkıntı yaratıyor.
|
|
|
Aleviler bir siyasi çalışma yaptığında, ona hemen Alevi partisi damgası vuruluyor |
|
ALEVİLER VE PARTİ TARTIŞMALARI - 2
KAZIM GENÇ / ABF GENEL SEKRETERİ: Aleviler bir siyasi çalışma yaptığında, ona hemen Alevi partisi damgası vuruluyor » Sayın Genç, parti tartışmalarını siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Alevi kurumlarının bir siyasallaşma, içinde yaklaşımını ben doğru görmüyorum. Türkiye’de solda ve sosyal demokrat kesimde çok büyük, bir siyaset boşluğu vardır. Bu siyaset boşluğu ne yazık ki doldurulmadığı sürece, sol olmamasına rağmen, kendisini sol ve sosyal demokrat ifade edenler, toplumun zorunlu olarak oy verdiği kurumlar olarak durmaktadırlar. Bunlar ne yazık ki, topluma hiçbir şey vermemektedirler.
|
|
|